Bir önceki yazımızın ardından telefonum susmadı.
Arayanların ortak noktası ise aynı: mağduriyet. Özellikle devlet hastanelerinde randevu bulamayan, aylarca bekleyen vatandaş çareyi ya özel hastanelerde ya da cebinden daha fazla para çıkararak aramak zorunda kalıyor. Bu tablo ne vatandaşı memnun ediyor ne de sağlık sistemini ayakta tutuyor.
Burada açık konuşmak gerekiyor. Tecrübeli ve nitelikli doktorların özel hastanelere geçişinin en temel sebeplerinden biri maddi şartlar. Bunu görmezden gelerek çözüm üretmek mümkün değil. Sağlık Bakanlığı’nın bu noktada alacağı en önemli önlemlerden biri, devlet hastanelerinde mesai dışı muayene hakkının yeniden ve etkin şekilde hayata geçirilmesi olmalıdır.
Mesai saatleri dışında, belirli kurallar ve denetimler çerçevesinde yapılacak muayenelerle hem doktor emeğinin karşılığını alır hem de hasta, özel hastanelere mecbur bırakılmadan sağlık hizmetine ulaşır. Doktor hastanesinde kalır, vatandaş kendi şehrinde, kendi devlet hastanesinde şifa arar.
Bu uygulama hayata geçirildiğinde kazanan çok olur:
Doktor, maddi ve mesleki tatmin yaşar.
Devlet hastaneleri nitelikli hekimlerini kaybetmez.
Vatandaş özel hastane fark ücretleri altında ezilmez.
Sağlıkta sürdürülebilirliğin yolu, yasaklardan değil denge kurmaktan geçer. Devlet hastanelerinde mesai dışı muayene; doğru planlama ve sıkı denetimle hem sistemi rahatlatır hem de yıllardır konuşulan bu mağduriyetin önüne geçer.
Unutmayalım: Sağlıkta mutlu doktor, sağlıklı sistem demektir.

