ilhami16 @ gmail.com

 

Bursa gibi büyük bir şehirde İl Milli Eğitim Müdürü olmak, sadece yerel dengeleri tanımakla bitmez. Ankara'yı bilmek gerekir, mevzuatı bilmek gerekir, en önemlisi de kamunun hakkını koruyacak reflekslere sahip olmak gerekir.

Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer'in en önemli artılarından biri de tam burada devreye giriyor. Bursa'yı tanımasının yanında, Ankara tecrübesi olan bir isimden söz ediyoruz. Yani işin sadece sahasını değil, merkez bürokrasisini, ihale süreçlerini, yönetmeliklerin satır aralarını da bilen bir yönetici.

Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile de geçmişten itibaren diyoloğunun olması da daha büyük avantaj.

Hal böyle olunca;

Özellikle son yıllarda Bursa'da yıkılan ve yeniden yapılması planlanan okulların ihale süreçlerinde ciddi bir avantajdır. Çünkü mesele sadece "okul yıkıldı" demekle bitmiyor; sürecin takibi, ödeneğin doğru zamanda gelmesi ve işin sürüncemede kalmaması gerekiyor. Ankara'yı tanıyan bir müdür, dosyanın rafta tozlanmasına izin vermez.

Yıkılan Okullar Bursa'nın Kanayan Yarası

Depreme dayanıksız olduğu için yıkılan her okul, bir mahallenin eğitim hafızasının kesintiye uğraması demektir. Velinin sabrı sınırlıdır, öğrencinin zamanı değerlidir. Gürhan Çokgezer'in konuya hâkimiyeti ve tecrübesi, bu sürecin sağlıklı yürümesi adına önemli bir artı olarak hanesine yazılıyor.

Ancak kamuoyunun beklentisi nettir:

Yıkılan okulun yerine yapılan okul, sadece bina olarak değil, nitelik olarak da daha güçlü olmalıdır.

İşte bu noktada kulağımıza gelen bilgi ise yıkılan okulların ödeneğinin çıkartıldığı ihalesi gerçekleşmeyen okulların çok kısa zamanda ihaleye çıkarılacağı bilgisi.

Yine Bursa özelinde diğer bir konu ise Spor Salonları İhaleleri…

Burada açık konuşmak gerekiyor. Spor salonları, öncelikle öğrencilerindir. Beden eğitimi dersleri, okul takımları ve gençlerin spora erişimi her şeyin önünde olmalıdır. Gelir elde edilecekse bile bu, eğitimi gölgelemeden yapılmalıdır.

Ama asıl dikkat edilmesi gereken konu başka...

Yine Bursa’da bazı okulların salonlarının da yukarıda yazmış olduğum kıstaslar dahilinde ihaleye çıkartılmasıdır.

Amma velakin;

Son dönemde kulislerde konuşulan ve kamu vicdanını rahatsız eden bir durum var:

İhalenin yapıldığı okulda görev yapan öğretmenin; yönetim kurulu üyesi,antrenörü, başkanı ya da sahibi olduğu spor kulübüyle bu ihalelere girmesi.

Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Bu, açık bir çıkar çatışmasıdır.

Burada net bir çağrı yapmak gerekiyor:

Spor salonu ihalelerinde, ihalenin yapıldığı okulda görevli öğretmenlerin, doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılı olduğu kulüplerin ihaleye girmesi kesin şekilde engellenmelidir.

Bu sadece bir "etik çağrı" ile olmaz.

✔️ Şartnameye açık madde olarak eklenmelidir.

✔️ Tespit edilmesi halinde ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.

✔️ Gerekirse ihaleden men ve disiplin süreçleri devreye sokulmalıdır.

Ankara tecrübesi olan bir müdürden beklenti de tam olarak budur: Mevzuatı bu boşluklara izin vermeyecek şekilde işletmek.

Bir de ihalelerden okullara pay verilmesi de gündeme getirilmeli..

Son Söz

Gürhan Çokgezer'in Bursa'yı tanıması önemli bir avantaj. Ankara'da edindiği tecrübe ise bu avantajı güçlendiren bir unsur. Ancak asıl sınav, bu bilgiyi adil, şeffaf ve kamu yararını önceleyen uygulamalara dönüştürmektir.

Bursa eğitimi bunu hak ediyor.

Öğrenci de hak ediyor, veli de.

Biz de kalemimizi buna göre tutacağız.

Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeye devam edeceğiz.