nilufer.ruzgar @ btu.edu.tr

Renklerin psikolojideki yeri ve anlamı ayrıdır, bilenler bilir. Misal mavi; kurtarıcı, sakinleştirici, huzur, profesyonellik, hijyen, iletişim ve verimlilik ile bağdaştırılırken sarı renk bolluk, teşvik, açıklık, samimiyet, iyimserlik ve neşe ile bağdaştırılır. Öte yandan turuncu, dikkat çekici özelliğiyle ön plana çıkar. Ayrıca yapılan araştırmalarda insanların turuncu renkle kaplı kapalı alanlara daha rahat ve güvende hissederek girdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Buna ek olarak yine bu rengin, bulunduğu grubu sayıca fazla gösterme gibi bir etkisi de bulunmaktadır. Kırmızı ise, hareketlilik, canlılık, hırs, kararlılık, tehlike ve cesaret ile özdeşleştirilen bir renktir.

 

Şimdi bu renklere bir de risk haritası üzerinden, anlamlarını da göz önünde bulundurarak bakalım. Malumunuz ülkecek içinde bulunduğumuz şehrin Covid-19 yoğunluğuna göre renklere ayrılmış bulunmaktayız. Mavi kategorideki iller düşük riskli, sarı kategorideki iller orta riskli, turuncu kategorideki iller yüksek riskli ve kırmızı kategorideki iller çok yüksek riskli. Düşük riskli, yani mavi renkli illerimizde rengin anlamıyla müsemma bir profesyonellik, hijyen ve kurtarılmışlık/kurtulmuşluk olduğu söylenebilir sanıyorum bu noktada. Bununla beraber sarı renkli illerimizde de iyimserlik ve neşeden mütevellit ortada kalmışlık, tam olarak kurtulamasalar da yüksek riskten kaçındıkları anlaşılabilir mi? Turuncu renkli illerde de hem özgüvenin hem de karşı tarafa duyulan güvenin yüksek olduğu, bundan dolayı da risk oranının arttığı? Kırmızıya yorum bile yapmaya gerek yok sanıyorum.

 

Peki o zaman farkında olmadan tüm ülkenin yaşanılan illere göre hem psikolojik hem de sosyolojik profillerinin aşağı yukarı ortaya konduğu, risk haritasıyla beraber demografik haritanın da çizildiğini söyleyebilir miyiz?

 

Cevaplar ne olursa olsun, pandemi başlangıcından bu yana, daha evvelki yazılarımda da bahsettiğim üzere, hayatımıza giren yeni kavramlar da oldu anlamları tamamen farklılaşan kavramlar da. Bunlardan sonuncusu da renkler. Daha evvel sadece renklerin hissettirdikleri insanların ilgisini çekerken ya da hiç çekmezken, yalnızca beğenilen renk sevilip tercih edilirken, artık bilhassa bu dört rengin herkes için çok farklı anlamlar çağrıştırdığı ve bundan sonra da uzunca bir süre böyle kalacağı yadsınamaz bir gerçeklik..

Sevgiyle kalın,

Dr. Nilüfer RÜZGAR