SOSYALLEŞME VE SOSYAL AĞLAR

2 hafta önce
106 kez görüntülendi

SOSYALLEŞME VE SOSYAL AĞLAR

Sosyal ağlar, doğası gereği sürekli birliktelik ve hızlı bir bilgi geçişi sağlamaktadır. Ancak, bu durum, bilginin sağlıklı dolaşımı için aslında pek de uygun değildir. Çünkü, beyin, vücuttaki oksijenin beşte birini kullandığından, sağlıklı düşünebilmek için gerçekten sağlıklı bir ortama gereksinim duyar.

Ancak, çağımız hastalığı ‘ekran bağımlılığı’ göz önünde bulundurulduğunda, bu hareketsiz ortamda bireyin ‘sosyal ağlarda karşılaştığı her bilgiyi ‘sağlıklı’ olarak algılayıp değerlendirebilmesi de aslında olanaksızdır

İnsanın gelişmiş beyin yapısı ve öğrenme yeteneği onu diğer canlılardan ayırır. İnsanın kendine uygun davranışları öğrenmesi ve bunu gelecek nesillere aktarması süreci toplumsallaşma olarak adlandırılmaktadır.

Bu süreç insanın doğumuyla başlar ve bir yaşam boyu sürer. Bu süreç içerisinde insanoğlu yaşadığı kültürün, değer, tutum ve davranış biçimlerini öğrenirken aynı zamanda da kişilik kazanır. İnsanın olumlu bir toplumsallaşma süreci geçirebilmesi için en önemli şey onun diğer insanlarla kurduğu iletişimdir.

Bireyin gelişiminde sosyal etkileşimin önemi çok fazladır: çevrelerinden uzaklaştırılarak, yalnız başına bırakılan kimselerin bu süreci başarılı olarak tamamlayamadıkları gelişim bozuklukları gösterdikleri saptanmıştır.

Toplumsallaşma belirli bir rol davranışını öğrenmedir ancak sosyal alan içinde yalnızca öğrenilen davranışlar uygulanmaz. Birey, kendi değerlerini oluşturduğunda, karşılaştığı her yeni bilgi, durum ve olgu karşısında kendi özgün tutum ve davranışlarını geliştirecektir.

Bundan bir on yıl kadar önce sosyal paylaşım ağları hayatımızın bu kadar içinde değilken, ya da biz sosyal ağların içine henüz bu kadar dalmamışken, yani daha sıradan hayatlar yaşarken sosyalleşmek dediğimiz kavram, eş dostla görüşmek, arkadaşlarla konuşup sohbet etmek için bir araya gelmek, hafta sonunu bir yerlerde geçirme planları yapmak şeklinde bir içeriğe sahipti.

Sonra bir şey oldu, arkadaşlık siteleri, iş platformları, paylaşım siteleri adı altında açılan sosyal ağlar ortaya çıktı. Önceleri biraz korka korka, çekine çekine baktığımız bu siteler o kadar çok insan tarafından talep gördü ki, bir çoğumuz için inanılmaz görünebilir ama bu ağları kullanan ülkeler arasında kısa sürede birinciliğe yükseldik.

Bazı istatistiklere göre Avrupa’da her beş kişiden birinin facebook hesabı varken, Türkiye‘de her facebook kullanıcısının beş ayrı hesabı bulunuyormuş. Aynı şey twitter için geçerli.

İnternet ve internete dayalı aktivitelerin, bireyin gündelik yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldiği açık bir gerçektir.İnternetten bağımsız bir yaşamayı düşünmek artık mümkün gözükmemektedir.Bu durum da sosyalleşmenin artık sosyal ağlarda oluştuğu kabul edeceğimiz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık